Türkiye Cumhuriyeti'nin kurulduğu 1923 yılından 1950'ye kadar daha çok tiyatronun etkisinde kalan Türk sineması, 1931'den sonra sesli filmler çekmeye başlamıştır. Kabaca 1950-1980 yılları arası süren Yeşilçam dönemi; film üretimi bakımından Türk sinemasının en parlak dönemi olmuştu.
1970'lere kadar yılda 250 ila 350 film çekilmiş, ayrıca 1953'ten itibaren renkli filmler yapılmaya başlanmış ve renkli filmlerin sayısı 1970'li yıllarda artışa geçmiştir. 1980 askerî darbesiyle biten Yeşilçam döneminden sonraki 20 yılda bazı önemli filmler çekilse de, özellikle 1990'ların başında film üretiminde çöküşe geçilmiştir.
Türk sinemasında Yeşilçam dönemine damga vuran ancak bugün aramızda olmayan bazı efsane isimlerin hayatını okuyucularımız için derledik..
Ayhan Işık
Ayhan Işık, 1929 yılında İzmir'de dünyaya geldi.İlk filminde şair, senarist ve yönetmen Orhon Murat Arıburnu ile gerçekleştirdiği çalışmanın ardından, ikinci filminde Türk Sineması'nda Geçiş Dönemi'ni bitiren ve Sinemacılar Dönemi'ne giriş yapıtı olarak kabul edilen Lütfi Ömer Akad'ın Kanun Namına filmiyle büyük ün kazanır. Yaşamının ilerleyen dönemlerinde resim çalışmalarına ara ara devam etse de sinema artık birinci önceliği haline gelmiştir. Lütfi Akad ile 1950'lerde İngiliz Kemal karakterini oynayarak İngiliz Kemal Lawrense Karşı, Katil, Öldüren Şehir, Vahşi Bir Kız Sevdim, Kardeş Kurşunu filmlerini, Atıf Yılmaz ile Şimal Yıldızı, Osman Seden ile de 1957'de Bir Avuç Toprak filmini yapan Işık, 1959 yılında Hollywood’a giderek şansını bir de orada denemek ister. Fakat buradaki filmlerde çalışamaz.Işık, 60'ların başında Vedat Türkali'nin senaryosunu yazdığı Otobüs Yolcuları filmiyle Yeşilçam'a dönüş yapar. Arkasından Akad ile son çalışması olacak olan ve Orhan Kemal'in bir romanından yine Vedat Türkali'nin senaryolaştırdığı Üç Tekerlekli Bisiklet filmini çevirir. Işık yine bu dönemlerde çevirdiği Küçük Hanım seri filmleriyle de halk tarafından oldukça beğenilir ve devam eden dönem içerisinde Taçsız Kral unvanını kazanır. 1970'li yıllarda yeni bir moda rüzgârıyla film yıldızları peş peşe sahneye çıkmaya, plaklar doldurmaya başlar. Kendisi de bu modaya uyar ve Münir Nurettin Selçuk'tan dersler alarak Klasik Türk müziği dalında sahneye çıkar ve bir tane 45'lik plak doldurur. Yeteneğiyle göz doldurmayı başaran Işık, sinemada dram, politik, romantik, komedi, macera ve diğer tarzlarda örnekler sunar. 140 kadar film çevirir.
Belgin Doruk
28 Haziran 1936 tarihinde Ankara'da dünyaya gelen Türk sinemasının Küçük Hanımefendisi oyuncu ve model Belgin Doruk 1950'ler ve 1960'ların önde gelen Türk sinema yıldızlarından biriydi. 1952 yılında ortaokul son sınıftayken annesinin desteğiyle katıldığı bir yarışmada birinci oldu. Çakırcalı Mehmet Efe'nin Definesi adlı film ile sinema kariyerine başladı. Daha sonra Ölüm Korkusu, Çölde Bir İstanbul Kızı ve en önemlisi Küçük Hanımefendi filminin serisiyle 1950'ler ve 1960'ların en popüler film yıldızlarından birisi oldu. 1953'te yapılan güzellik yarışmasında Türkiye İkinci Güzeli seçildi. 1954 yılında Enver Paşa'nın yeğeni olan yönetmen Faruk Kenç ile evlendi. Evlendikten bir yıl sonra kızı Gül dünyaya geldi. 1958 yılında, evlendikten dört yıl sonra boşandılar. Boşandıktan üç yıl sonra yine bir film yönetmeni ve senarist olan Özdemir Birsel ile evlendi. 1961 yılında Nejat Saydam'ın yönettiği Küçük Hanımefendi filminde Ayhan Işık ile birlikte başrol oynadı. Film o yıl gişe rekoları kırdı, daha sonra film seri haline getirildi ve Türk sinemasının akılda kalan filmleri arasında yerini aldı. 1964 yılında, Orhan Elmas'ın yönettiği Duvarların Ötesi adlı filmde rol aldı. Film yılın en ses getiren filmlerinden birisi oldu. Evlendikten altı yıl sonra, Aydın isimli ikinci çocuğunu dünyaya getirdi. Zeki Müren ile birlikte birçok filmde başrol oynadı. Türk sinemasının bir döneminde en çok film çeviren ve en çok sevilen oyuncularından biriydi. Kariyerindeki başarılara ve halkın gözündeki mutlu imajıyla dikkat çekmekteydi. Özellikle 1960'lı yılların sonuyla 1970'li yılların başından itibaren yaşadığı çeşitli sağlık sorunları ve kişisel problemleri kariyerine de yansımış ve Belgin Doruk'un çalışması da zor olmaya başlamıştır. Kariyerinin son zamanlarında daha az filmde rol aldı. 1970 yılında, Uluslararası Antalya Film Festivali'inde Ayşecik Yuvanın Bekçileri filmindeki performansından dolayı en iyi kadın oyuncu Ödülü ödülünü aldı. 1970 yılından sonra sadece Gecekondu Rüzgarı (1972) adlı filmde rol aldı. 1975 yılında sinemayı bıraktığını açıkladı. 1985 yılında, sinemayı bıraktıktan on yıl sonra bir televizyon reklamında oynadı. Belgin Doruk 1995 yılında kalp yetmezliğinden dolayı 58 yaşında öldü.
Münir Özkul
Türk meddâh, tiyatro ve sinema oyuncusu olan Mustafa Münir Özkul, İstanbul Erkek Lisesi'nde okudu. Sanat hayatına henüz lise öğrencisiyken 1939 yılında Bakırköy Halkevi'nde tiyatro ile başladı. Bir süre İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesine ve Edebiyat Fakültesinin sanat tarihi bölümüne devam etti. 1948'de Ses Tiyatrosu'nda sahnelenen "Aşk Köprüsü" oyunuyla profesyonel oldu. 1969'da Haldun Taner ile birlikte Bizim Tiyatro'yu kurdu. Aynı yıl Bizim Tiyatro tarafından sahnelenen Taner'in "Sersem Kocanın Kurnaz Karısı" adlı oyununda Tomas Fasulyeciyan tiplemesiyle büyük başarı elde etti. Özkul 1972'de Sadık Şendil’in araya girmesiyle gazino ve gece kulüplerinde şovmenlik yapmaya başladı. Adile Naşit’le de zaman zaman gazino sahnelerine şovmen olarak çıktı. Özkul 1950'lerden itibaren sinemada da rol almaya başladı. İlk dönem filmlerinden dikkat çekenleri Edi ile Büdü, Balıkçı Güzeli ve Kalbimin Şarkısı'dır. 1965'ten sonra sinemada canlandırdığı karakterlerle övgü topladı. 1970'li yıllarda, kalabalık kadrolu ve genellikle Ertem Eğilmez'in yönettiği filmlerde önemli roller aldı. En bilinen rollerinden biri, adeta onunla özdeşleşmiş olan, Hababam Sınıfı serisindeki Özel Çamlıca Lisesi'nin tatlı sert müdür yardımcısı "Kel Mahmut" karakteri oldu. Özkul'un kadrosunda yer aldığı bu dönemde çekilen kalabalık kadrolu aile filmlerinden bazıları Mavi Boncuk, Bizim Aile, Aile Şerefi, Gülen Gözler, Neşeli Günler, Gırgıriye ve Görgüsüzler olarak sayılabilir. Bu filmlerin büyük kısmında Adile Naşit'le beraber, Türk sinemasının unutulmaz ikililerinden birini oluşturmuştur. 1980 sonrası ise dönemin akımı olan video için çekilen pek çok filmde rol almıştır. Kariyeri boyunca 200'den fazla filmde rol alan Özkul, Sev Kardeşim filmindeki oyunuyla 1972 Altın Portakal Film Festivali'nde "En İyi Erkek Karakter Oyuncu" ödülünü kazandı. "Bizim Aile" filminde canlandırdığı "Yaşar Usta" rolüyle de 1977 Azerbaycan Film Festivali'nde özel ödül kazandı. "Süt Kardeşler" filminde yönetmen yardımcılığı da yapmıştır. 1998 yılında Kültür Bakanlığı tarafından Münir Özkul'a "devlet sanatçısı" unvanı verildi. 15 Ağustos 1925 tarihinde İstanbul'da doğan sanatçı, 5 Ocak 2018 tarihinde İstanbul'da 92 yaşında hayata veda etti.
Adile Naşit
Türk sinemasının unutulmaz isimlerinden Adile Naşit, tiyatrocu bir aileden geliyordu. Sinemaya girişi 1947 yılında Seyfi Havaeri'nin yönettiği Yara filmiyle olmuştur, ancak 1970'lerde filmlerde yoğun olarak rol almaya başlamıştır. 1976'da İşte Hayat adlı filmdeki rolüyle Antalya Altın Portakal Film Festivali'nde En İyi Kadın Oyuncu Ödülü'nü kazandı. Hababam Sınıfı film serisindeki Hafize Ana rolüyle ün kazandı.[6] 1978'de Uluslararası Sanat Gösterileri'nin tiyatro ve müzikallerinde rol almaya başladı. Daha çok Ertem Eğilmez ve Kartal Tibet'in çektiği güldürü filmlerinde oynamıştır. 1950'de evlendiği ilk eşi Ziya Keskiner de tiyatro sanatçısıdır. Adile Naşit, eşi Ziya Keskiner'in Temmuz 1982'deki ölümünden sonra 16 Eylül 1983 tarihinde Cemal İnce ile hayatını birleştirmişti. 1930 doğumlu olan Adile Naşit, 11 Aralık 1987 yılında Kalın bağırsak kanseri nedeniyle 57 yaşında hayata veda etmişti.
Kartal Tibet
Türk sinemasında oyunculuğunun yanı sıra yönetmen, senarist ve yapımcı olarak da adını altın harflerle kazıtan Kartal Tibet, yaklaşık iki yüz film ve dizide; oyuncu, yönetmen ve senarist olarak yer aldı. Sinemada önce çizgi-roman uyarlamaları olan Karaoğlan ve Tarkan macera filmlerinde başrol oynadı. 1970'li yıllarda aralarında Hülya Koçyiğit, Türkan Şoray, Fatma Girik, Hale Soygazi ve Filiz Akın'ın da yer aldığı birçok oyuncu ile başrolü paylaştı. İlk kez 1977'de Tosun Paşa filmiyle yönetmenliğe başlayan Tibet, yirmiden fazlasında Kemal Sunal'ın başrolde yer aldığı 56 film çekti. Ayrıca Davaro, Şendul Şaban ve Şabaniye gibi filmlerin senaryosunu yazdı. Gündüz Tibet ile evli olan sanatçının 2 çocuğu bulunuyor. 1939 yılında Ankara'da doğan Kartal Tibet, 1 Temmuz 2021 yılında 82 yaşında İstanbul'da hayata veda etti.
Kemal Sunal
Asıl adı Ali Kemal Sunal olan Türk sinema oyuncusu aynı zamanda yapımcı, senarist ve komedyendir. Türk sinemasının en başarılı ve unutulmaz oyuncularından biri olarak kabul edilmektedir. Tiyatro ile sanat hayatına başlayan Kemal Sunal'ın ilk amatör tiyatro oyunu, Vefa Lisesindeyken rol aldığı Zoraki Tabip'tir. Tiyatro yıllarında ünlü yönetmen Ertem Eğilmez'in kendisini fark etmesiyle birlikte 1972 yılında Tatlı Dillim filminde rol alarak sinemaya ilk adımını atan Kemal Sunal, 1974'teki Salako filmiyle ilk başrol deneyimini edindi. Aynı yıl çekilen Hababam Sınıfı filmindeki "İnek Şaban" karakteriyle büyük bir popülerlik elde etti ve bu rolü, daha sonraki yıllarda adının "Şaban" olarak akıllarda kalmasına neden oldu. Filmlerinde oynadığı iyi, saf ve komik adam rolleriyle beğeni kazandı. Sanatçı, komedi filmleri ağırlıkta olsa da dram türündeki filmlerde de yer aldı. Toplam 82 filmde rol almış olan sanatçının son filmi, 1999'da vizyona giren Propaganda'dır. Gül Sunal ile evli olan 2 çocuk babası Kemal Sunal, 11 Kasım 1944 yılında İstanbul'da doğdu. Kalp krizi nedeniyle 3 Temmuz 2000'de 55 yaşında İstanbul'da hayata veda etti.
Halit Akçatepe
1 Ocak 1938 tarihinde Üsküdar'da doğan Mustafa Halit Akçatepe, ilkokulu Refik Halit Karay Mektebi'nde okur. Annesi Leman Akçatepe ve babası Sıtkı Akçatepe'dir. Zamanın film yönetmenlerinden birinin, babasına "bize bir çocuk oyuncu lazım" dediği zaman, babası tülüatçı Sıtkı Bey oğlu Halit'i oynatmıştır. İlk filmini 1943 yılında 5 yaşındayken çekti. Daha sonra ilkokul sıralarında ders görmeye başladı. Saint Benoit Fransız Lisesi'nden mezun oldu. 1959 yılında Anıtkabir'de 1,5 yıl askerlik görevini yaptı. 1972 yılında Tatlı Dillim filmiyle şöhreti yakaladı. 1963 yılında Yasak, Gündoğarken, Semaya Baktım Seni Gördüm filmlerini çekti. 1975 yılında Hababam Sınıfı filmindeki "Güdük Necmi" tiplemesiyle Türk sinemasına adını yazdırmıştır. Oyuncunun babası Sıtkı Akçatepe ve annesi Leman Akçatepe de Türk sinemasında birçok yapımda rol almış oyunculardır. Babası Sıtkı Akçatepe, Hababam Sınıfı film serisinde oğlu ile birlikte çalışmıştır (öğretmen Paşa Nuri). 2 kez evlenen 3 kız babası Halit Akçatepe, 31 Mart 2017 tarihinde İstanbul'da 79 yaşında kalp krizi nedeniyle hayata veda etti.
Tarık Akan
Tahsin Tarık Üregül ya da sahne adıyla Tarık Akan Türk sinemasının önde gelen oyuncularından biriydi. Aynı zamanda yapımcı, senarist ve yazar olan Tarık Akan, 1970 yılında Ses dergisinin düzenlediği oyunculuk yarışmasına katılarak birinci oldu. 1971'de Solan Bir Yaprak Gibi filmiyle oyunculuk kariyerine başlayan Tarık Akan, bir anda Yeşilçam devrinin en ünlü oyuncularından birisi hâline geldi. 1973'te Yeşilçam'ın en iyi duygusal filmlerinden birisi olarak bilinen Canım Kardeşim filminde Halit Akçatepe ile başrol oynadı. 1974'te Ertem Eğilmez'in yönettiği ve Rıfat Ilgaz'ın aynı adlı eserinden uyarlanan Hababam Sınıfı filminde "Damat Ferit" karakterini canlandırdı ve bu karakterle büyük bir popülerlik elde etti. Gülşen Bubikoğlu ile oynadığı Ah Nerede adlı romantik komedi filminde büyük bir başarı daha elde etti. 1970'li yıllarda oynadığı filmlerle adından sıkça söz ettiren Tarık Akan; boyu, giyinişi ve saç stili ile o yıllara damgasını vurarak Yeşilçam'ın büyük jönleri arasına adını yazdırdı. 1978 yılında gösterime giren Maden filminde Cüneyt Arkın ile beraber başrol oynadı. Bu süreçten sonra 70'li yıllardaki tarzından yavaş yavaş uzaklaşan ve artık bıyıklı ve sakallı olarak toplumsal ve politik filmlere yönelen Akan; 1978 yılında Zeki Ökten ve Yılmaz Güney ortaklığında yapılan, Melike Demirağ ve Tuncel Kurtiz ile başrolü paylaştığı Sürü filminde oynadı ve bu filmle büyük bir başarı daha yakalayıp toplumsal filmlerdeki maharetini de gösterdi.. Akan, 1981 yılında Yılmaz Güney ve Şerif Gören'in yönettiği, hikâyesi ve senaryosu Yılmaz Güney'e ait olan Yol filmiyle çok büyük bir başarı daha elde etti ve dünyaya adını duyurdu. Yol filmi 1982 yılında Cannes Film Festivali'nde Altın Palmiye Ödülü'nü kazandı ve Akan, "En İyi Erkek Oyuncu" kategorisinde aday oldu. 3 çocuk babası olan 13 Ekim 1949 doğumlu Tarık Akan, akciğer kanseri nedeniyle 16 Eylül 2016 tarihinde 66 yaşında İstanbul'da hayatını kaybetti.
Fatma Girik
Türk sinemasının efsane kadın oyuncularından Fatma Girik hem senarist hem yapımcı hem de siyasetçidir. 1956-2012 yılları arasında 200'den fazla sinema filmi ve dizide rol alan Girik; canlandırdığı sert, mağrur ve haksızlıklara karşı boyun eğmeyen Anadolu kadını karakterleri ile tanındı. Türkan Şoray, Hülya Koçyiğit ve Filiz Akın ile birlikte Yeşilçam'ın dört yapraklı yoncası olarak tasvir edilir. 1988 yılında aktif siyasete atılarak 1989-1994 yılları arasında Sosyaldemokrat Halkçı Parti (SHP)'den Şişli Belediye Başkanı olarak görev aldı. İlk kez 1965 yılında Keşanlı Ali Destanı filmi ile Antalya Altın Portakal Film Festivali'nde "En İyi Kadın Oyuncu Ödülüne" layık görüldü. Daha sonra Sürtüğün Kızı (1967), Ezo Gelin (1969), Boş Beşik (1970) ve Acı (1971) filmleri ile dört kez daha "En İyi Kadın Oyuncu" ödülüne değer görüldü. Hayatının büyük bir kısmında senarist ve yönetmen Memduh Ün ile birliktelik yaşayan Fatma Girik, 24 Ocak 2022'de COVID-19'a bağlı organ yetmezliği nedeniyle İstanbul'da 78 yaşında öldü. Naaşı, vasiyeti üzerine Muğla'nın Bodrum ilçesinde Memduh Ün'ün yanına defnedildi.
Cüneyt Arkın
Asıl adı Fahrettin Cüreklibatır olan Türk Sinemasının duayenlerinden Cüneyt Arkın, senarist, yapımcı ve yönetmendir. Oyunculuktan önce asıl mesleği ise doktorluktur. Arkın, 1963-2021 yılları arasında 330 sinema filmi, dizi ve tiyatro oyununda rol aldı. Yeşilçam'ın dört yapraklı yoncası Türkan Şoray, Fatma Girik, Hülya Koçyiğit ve Filiz Akın ile çevirdiği birçok aşk filminde başrolü paylaştı ve yakışıklı esas jön rollerine hayat verdi. Arkın; Malkoçoğlu, Kara Murat ve Battal Gazi gibi birçok tarihî filmde "yenilmez kahramanı" ve toplumsal filmlerin "iyi kalpli", "yiğit direnişçisi", "yardımsever" ve "adaletli" karakterlerini canlandırdı. Aralarında Deli Şahin, Dünyayı Kurtaran Adam, Gırgır Ali ve Son Kahramanlar gibi birçok filmin senaristliğini ve yönetmenliğini üstlenen Arkın; Küskün Çiçek, Vatandaş Rıza ve Kartal Murat gibi filmlerin yapımcısı olarak yer aldı. Medrano Sirki dahil birçok sirkte çalışan Arkın, binicilik ve karate'de uzmanlaştı ve burada öğrendiği teknikleri sinemada kullandı. Dublör kullanmadığı için tehlikeli sahnelerde pek çok kez kemikleri kırıldı, omuriliği zedelendi ve sakatlandı. İlk kez 1969 yılında İnsanlar Yaşadıkça filmi ile 6. Altın Portakal Film Festivali'nde En İyi Erkek Oyuncu Ödülü'ne layık görüldü. 1972 yılında Yaralı Kurt filmi ile Adana Altın Koza Film Festivali'nde En İyi Erkek Oyuncu Ödülünü kazandı. 2021 yılında sinema kategorisinde Cumhurbaşkanlığı Kültür ve Sanat Büyük Ödülü'ne değer görülen Arkın, 28 Haziran 2022 tarihinde İstanbul'da 84 yaşında öldü ve Zincirlikuyu Mezarlığı'na defnedildi.